Eski Bir Tapınak Yazısı

Bu  yazı  MÖ 900 lü  yıllarda  bir  tapınağın  duvarında yazılıymış. insanlar  ibadet için  geldiklerinde,  çocuklarıyla birlikte  bu yazıyı okurlarmış...

Gürültü - patırtının  ortasında  sükunetle  dolaş.  Sessizliğin içinde huzur  bulunduğunu  unutma

Başka  türlü  davranmak  açıkça  gerekmedikçe,  herkesle  dost olmaya çalış.  Sana  bir  kötülük yapıldığında,  verebileceğin  en iyi karşılık unutmak  olsun.  Bağışla ve  unut.  Ama  kimseye teslim olma.  

İçten  ol;  Telaşsız,  kısa  ve  açık  seçik  konuş.  Başkalarına da kulak ver. Aptal  ve cahil oldukları  zaman  bile  dinle  onları. çünkü dünyada herkesin  bir öyküsü  vardır.

Yanlız  planlarının  değil   başarılarının  da  tadını  çıkarmaya çalış. İşinle  ne  kadar küçük  olursa  olsun  ilgilen,   hayattaki dayanağın  odur.    

Seveceğin  bir  iş  seçersen ,  hayatında  bir  an  bile  çalışmış ve yorulmuş  olmazsın. İşini  öyle  sev  ki,  başarıların  bedenini ve yüreğini güçlendirirken,  verdiklerinle  de  yepyeni  hayatlar   başlatmış olacaksın.

Olduğun  gibi  görün   ve  göründüğün   gibi  ol..... Sevmedigin zaman   sever  gibi yapma. Çevrene  önerilerde  bulun  ama hükmetme. İnsanları yargılarsan  onları  sevmeye  zamanın   kalmaz.  

Ve unutma  ki   insanların  yüzyıllardır   ögrendikleri,   sonsuzluktaki tek    bir   kum   tanesinden  daha  fazla değildir.

Aşka   burun  kıvırma  sakın.    o   çöl  ortasında   yemyeşil  bir bahçedir.   o  bahçeye  layık  bir  bahçıvan  olmak  için , her bitkinin sürekli  bakıma  ihtiyacı  olduğunu  unutma....

Kaybetmeyi    ahlaksız  bir  kazanca  tercih  et. ilkinin  acısı  bir an, ötekinin  vijdan  azabı   bir  ömür  boyu  sürer.   Bazı idealler  o kadar değerlidir  ki,  o  yolda  mağlup  olman  bile zafer  sayılır. Bu dünyada bırakacağın  en  büyük  miras  
dürüstlüktür..

Yılların  geçmesine  öfkelenme,  gençliğine  yakışan  şeyleri gülümseyerek teslim  et  geçmişe. Yapamayacağın  şeylerin yapabileceklerini engellemesine   izin  verme.   rüzgarın  yönünü degiştiremediğin   zaman, yelkenlerini   rüzgara   göre  
ayarla. Çünkü  dünya karşılaştığın  fırtınalarla   değil,   gemiyi limana   getirip   getirmediğinle   ilgilenir.  ara  sıra isyana yönelecek  olsan da,   hatırla  ki   evreni   yargılamak   imkansızdır. onun   için kavgalarını   sürdürürken   bile  kendinle barış içinde   ol.

Hatırlarmısın,   doğduğunda  sen   ağlarken  herkes   gülüyordu.   öyle bir ömür  geçir  ki,  herkes  ağlasın   öldüğünde,   sen   mutlulukla gülümse. Sabırlı,   sevecen,  erdemli    ol.   eninde sonunda   bütün   servetin   sensin.    
Görmeye  çalış  ki,  herşeye rağmen   dünya,   insan oğlunun biricik güzel mekanıdır......

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !