Niagara sendromu...

Hayat bir nehir gibidir. Çoğu insan bu nehre, sonunda nereye çıkacağına karar vermeden atlar. Böylece çok geçmeden akıntıya kapılır. Günlük olaylar, günlük zorluklar, günlük korkular... Nehrin çatal oluşturduğu yerlere vardıklarında, hangi tarafa gitmek istediklerine bilinçli biçimde karar vermezler, kendileri için hangi tarafın uygun olduğunu da düşünmezler.  

Kendilerini akıntıya bırakmayı yeğlerler. Kendi değerleri ile yönetilmek yerine çevre tarafından yönetilen o insan kalabalığına katılırlar. Sonuç olarak kontrolün kendi ellerinde olmadığını hissederler. Böyle bilinçsiz bir durumda kalmayı sürdürürler. Ta ki günün birinde kükreyen suların sesi onları uyandırana kadar. Bir de bakarlar ki, küreksiz bir kayığın içinde, Niagara Çağlayanından beş metre gerideler. O anda ' Hay Allah!!! ' derler, ama artık iş işten geçmiştir. Aşağıya düşeceklerdir. Bazen bu düşüş, duygusal bir düşüştür. Bazen fiziksel bazense finansal bir düşüştür. 
Hayatınızda bugün yüzyüze olduğunuz güçlükler, büyük ihtimalle, nehrin yukarısındayken verilen iyi kararlarla önlenebilirdi. 

Eğer gerçekten karar verirseniz, yapamayacağınız şey yoktur. Şimdi şu anda bir karar verebilirsiniz. Eğer şu anda içinde bulunduğunuz ilişkiden memnun değilseniz, onu değiştirme kararını şimdi verin. İşinizi sevmiyorsanız değiştirin. Kendinizle ilgili duygularınızdan memnun değilseniz, onları da değiştirin.

Hayatınızı derhal değiştirecek yeni bir kararı şu anda verebileceğinizi bilmeniz gerekir. Bu öğreneceğiniz bir beceriyle, insanlara muamele ediş biçiminizle, yıllardır konuşmadığınız birini aramakla ilgili olabilir.

Hayatınız yeni, tutarlı ve adanmış bir karar verdiğiniz anda değişir. Çünkü gerçekten karar verirseniz, yapamayacağınız şey yoktur...


Anthony ROBBİNS

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !